Daha anlamlı karşılaştırma şu şekilde yapılabilir:
Ekonomik bakış, çarşıyı bir ticaret sistemi olarak ele alır.
Bu açıdan sorulabilecek sorular şunlardır:
- Kaç dükkân vardı?
- Hangi meslekler hangi bölgelerde toplanmıştı?
- Değerli mallar nerede saklanıyordu?
- Tüccarlar nerede konaklıyordu?
- Üretim ve satış nasıl organize ediliyordu?
- Esnaf grupları arasındaki iş bölümü nasıldı?
Bu bakış açısından bedesten, han, arasta ve çarşı arasındaki farklar son derece önemlidir.
Toplumsal bakış ise çarşıyı insanların karşılaştığı bir yaşam alanı olarak görür.
Bu durumda sorular değişir:
- İnsanlar çarşıda kimlerle karşılaşıyordu?
- Esnaf ile müşteri arasında nasıl bir güven ilişkisi vardı?
- Çarşı şehir hafızasında nasıl yer ediniyordu?
- İnsanların alışveriş dışındaki sosyal ilişkileri burada nasıl şekilleniyordu?
- Kadınlar, erkekler, çocuklar, zanaatkârlar ve tüccarlar çarşıyı aynı şekilde mi deneyimliyordu?
İşte bence konunun en ilginç tarafı burada.
Aynı mekânı bir tüccar sermaye ve mal hareketi açısından görebilirken, bir müşteri güven, alışkanlık ve sosyal ilişki açısından deneyimleyebilir.
Bir zanaatkâr için çarşı geçim kaynağıdır.
Bir çocuk için renkli dükkânların bulunduğu merak uyandırıcı bir dünyadır.
Bir yolcu için şehir ekonomisinin vitrini olabilir.
Bir kadın için alışverişin yanında gündelik sosyal ilişkilerin gerçekleştiği bir alan olabilir.
Bir erkek esnaf için ise üretim, müşteri ve meslek ağı anlamına gelebilir.
Fakat bunların hiçbiri yalnızca cinsiyetle açıklanamaz. Aynı sosyal sınıftaki iki kişinin bile çarşı deneyimi birbirinden tamamen farklı olabilir.
İstanbul Kapalıçarşı Örneği Neyi Gösteriyor?
İstanbul Kapalıçarşı, “çarşı” kavramının neden tek bir bina olarak düşünülmemesi gerektiğini gösteren en iyi örneklerden biri.
TDV'nin Büyük Çarşı maddesinde buranın Çârşû-yı Kebîr, Büyük Çarşı ve halk arasında Kapalı Çarşı gibi adlarla anıldığı belirtiliyor. Yapı, iki bedestenin çevresindeki ticari dokunun zaman içerisinde büyümesiyle oluşmuştu. TDV İslâm Ansiklopedisi
Dahası, tarihî ticaret alanında yalnızca dükkânlar yoktu. Hanlar, ibadet yapıları, hamamlar, çeşmeler ve çeşitli sosyal yapılar da ticari çevrenin parçasıydı. Bedestenler değerli malların korunması açısından özel öneme sahipti. TDV İslâm Ansiklopedisi
Bu nedenle Kapalıçarşı'yı yalnızca “eski bir alışveriş merkezi” şeklinde tanımlamak eksik kalır.
Burası aynı zamanda şehir ekonomisinin mekânsal organizasyonuydu.
“Eskiden Çarşıya Ne Denirdi?” Sorusunun En Doğru Cevabı
Bütün bu bilgileri bir araya getirince benim ulaştığım sonuç şu:
Çarşı kelimesinin eski karşılığı tek bir kelime değildir.
Döneme, bölgeye ve işlevine göre pazar, çarşı, bedesten, arasta, bazar ve sûk gibi farklı kelimeler kullanılmıştır. Özellikle Osmanlı şehirlerinde bu kavramlar zaman zaman birbirine yaklaşmış, ancak ticari işlev ve mimari yapı bakımından aralarında farklar oluşmuştur. Osmanlı kentindeki ticari alanların bedesten, han, arasta ve çarşı gibi farklı yapılardan meydana geldiği akademik literatürde de belirtilmektedir. DergiPark
Özellikle “pazar” ile “çarşı” arasındaki ayrım tarih boyunca sabit değildi. TDV kaynakları, XVI. yüzyıl sonlarına kadar pazar kelimesinin daha yaygın olduğunu, daha sonraki dönemlerde çarşının yerleşik dükkân ve esnaf alanını ifade etmede öne çıktığını belirtiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Bu yüzden “Eskiden çarşıya ne denirdi?” sorusuna “pazar” cevabını vermek tamamen yanlış değildir; fakat tek başına yeterli de değildir.
Daha doğru ifade şudur:
Geçmişte alışveriş yapılan yerler, döneme ve işlevine göre pazar, çarşı, bedesten, arasta, bazar veya sûk gibi farklı adlarla anılabiliyordu. Bugünkü “çarşı” kelimesi ise Farsça çārsū kelimesinden Türkçeye geçmiş ve zaman içinde bugünkü anlamını kazanmıştır. Nişanyan Sözlük+1
Asıl Tartışılması Gereken Soru: Çarşı Sadece Alışveriş Yeri miydi?
Bence forumda tartışmayı asıl ilginç hale getirecek nokta burası.
Bugünden geçmişe baktığımızda çarşıyı kolayca “eski insanların alışveriş yaptığı yer” şeklinde tanımlıyoruz. Fakat tarihî kaynaklar çarşıların şehir ekonomisinin ve sosyal hayatın merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor. Osmanlı şehirlerinde ticari alanların etrafında hanlar, hamamlar, camiler ve çeşitli sosyal yapılar bulunabiliyordu. DergiPark+1
Dolayısıyla çarşıyı sadece fiyat, ürün ve satış üzerinden okumak kadar yalnızca nostalji üzerinden okumak da eksik kalıyor.
Bir tarafta mal, para, üretim, meslek ve ticaret ağı var.
Diğer tarafta güven, alışkanlık, komşuluk, karşılaşma, şehir hafızası ve sosyal ilişki var.
Ve aslında tarihî çarşıyı anlamak için bu iki tarafı birbirinden ayırmamak gerekiyor.
Sizce geçmişte çarşı denildiğinde insanların zihninde bugün bizim düşündüğümüz gibi yalnızca “alışveriş yeri” mi canlanıyordu? Yoksa çarşı, şehir hayatının çok daha geniş bir bölümünü ifade eden bir kavram mıydı?
Bir de şu soru oldukça ilginç: Sizce “pazar”, “çarşı”, “bedesten” ve “arasta” arasındaki fark günlük hayatta gerçekten ne kadar önemliydi? Bugün bu kelimeleri birbirine karıştırmamız tarihî anlamlarını ne ölçüde değiştirdi?
Kaynaklar
- Semavi Eyice, “Bedesten”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Bedestenin Osmanlı şehirlerindeki işlevi, çarşıyla ilişkisi ve İstanbul Büyük Çarşısının gelişimi hakkında temel başvuru kaynaklarından biridir. TDV İslâm Ansiklopedisi
- Nusret Çam, “Arasta”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Arastanın yapısı, kelime kökeni ve bedestenle farkları ele alınmaktadır. TDV İslâm Ansiklopedisi
- Semavi Eyice, “Büyük Çarşı”, TDV İslâm Ansiklopedisi. İstanbul Kapalıçarşı'nın tarihsel oluşumu ve ticari yapısı hakkında ayrıntılı bilgi içerir. TDV İslâm Ansiklopedisi
- “Pazar”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Pazar ve çarşı kelimelerinin Osmanlı dönemindeki kullanım değişimleri açısından önemlidir. TDV İslâm Ansiklopedisi
- Tuba Akar, “Osmanlı Kentinde Ticari Mekânlar: Bedesten-Han-Arasta-Çarşı Mekanları Literatür Değerlendirmesi”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 2009. Osmanlı kentindeki ticari mekânları mimari ve tarihsel literatür üzerinden değerlendirir. DergiPark
- “çarşı” kelimesinin etimolojisi, Türkoloji kaynakları ve Nişanyan Sözlük. Kelime Farsça çārsū ile ilişkilendirilmekte; çār “dört” ve sū “yön/yol” unsurlarından açıklanmaktadır. Nişanyan Sözlük+1
Ekonomik bakış, çarşıyı bir ticaret sistemi olarak ele alır.
Bu açıdan sorulabilecek sorular şunlardır:
- Kaç dükkân vardı?
- Hangi meslekler hangi bölgelerde toplanmıştı?
- Değerli mallar nerede saklanıyordu?
- Tüccarlar nerede konaklıyordu?
- Üretim ve satış nasıl organize ediliyordu?
- Esnaf grupları arasındaki iş bölümü nasıldı?
Bu bakış açısından bedesten, han, arasta ve çarşı arasındaki farklar son derece önemlidir.
Toplumsal bakış ise çarşıyı insanların karşılaştığı bir yaşam alanı olarak görür.
Bu durumda sorular değişir:
- İnsanlar çarşıda kimlerle karşılaşıyordu?
- Esnaf ile müşteri arasında nasıl bir güven ilişkisi vardı?
- Çarşı şehir hafızasında nasıl yer ediniyordu?
- İnsanların alışveriş dışındaki sosyal ilişkileri burada nasıl şekilleniyordu?
- Kadınlar, erkekler, çocuklar, zanaatkârlar ve tüccarlar çarşıyı aynı şekilde mi deneyimliyordu?
İşte bence konunun en ilginç tarafı burada.
Aynı mekânı bir tüccar sermaye ve mal hareketi açısından görebilirken, bir müşteri güven, alışkanlık ve sosyal ilişki açısından deneyimleyebilir.
Bir zanaatkâr için çarşı geçim kaynağıdır.
Bir çocuk için renkli dükkânların bulunduğu merak uyandırıcı bir dünyadır.
Bir yolcu için şehir ekonomisinin vitrini olabilir.
Bir kadın için alışverişin yanında gündelik sosyal ilişkilerin gerçekleştiği bir alan olabilir.
Bir erkek esnaf için ise üretim, müşteri ve meslek ağı anlamına gelebilir.
Fakat bunların hiçbiri yalnızca cinsiyetle açıklanamaz. Aynı sosyal sınıftaki iki kişinin bile çarşı deneyimi birbirinden tamamen farklı olabilir.
İstanbul Kapalıçarşı Örneği Neyi Gösteriyor?
İstanbul Kapalıçarşı, “çarşı” kavramının neden tek bir bina olarak düşünülmemesi gerektiğini gösteren en iyi örneklerden biri.
TDV'nin Büyük Çarşı maddesinde buranın Çârşû-yı Kebîr, Büyük Çarşı ve halk arasında Kapalı Çarşı gibi adlarla anıldığı belirtiliyor. Yapı, iki bedestenin çevresindeki ticari dokunun zaman içerisinde büyümesiyle oluşmuştu. TDV İslâm Ansiklopedisi
Dahası, tarihî ticaret alanında yalnızca dükkânlar yoktu. Hanlar, ibadet yapıları, hamamlar, çeşmeler ve çeşitli sosyal yapılar da ticari çevrenin parçasıydı. Bedestenler değerli malların korunması açısından özel öneme sahipti. TDV İslâm Ansiklopedisi
Bu nedenle Kapalıçarşı'yı yalnızca “eski bir alışveriş merkezi” şeklinde tanımlamak eksik kalır.
Burası aynı zamanda şehir ekonomisinin mekânsal organizasyonuydu.
“Eskiden Çarşıya Ne Denirdi?” Sorusunun En Doğru Cevabı
Bütün bu bilgileri bir araya getirince benim ulaştığım sonuç şu:
Çarşı kelimesinin eski karşılığı tek bir kelime değildir.
Döneme, bölgeye ve işlevine göre pazar, çarşı, bedesten, arasta, bazar ve sûk gibi farklı kelimeler kullanılmıştır. Özellikle Osmanlı şehirlerinde bu kavramlar zaman zaman birbirine yaklaşmış, ancak ticari işlev ve mimari yapı bakımından aralarında farklar oluşmuştur. Osmanlı kentindeki ticari alanların bedesten, han, arasta ve çarşı gibi farklı yapılardan meydana geldiği akademik literatürde de belirtilmektedir. DergiPark
Özellikle “pazar” ile “çarşı” arasındaki ayrım tarih boyunca sabit değildi. TDV kaynakları, XVI. yüzyıl sonlarına kadar pazar kelimesinin daha yaygın olduğunu, daha sonraki dönemlerde çarşının yerleşik dükkân ve esnaf alanını ifade etmede öne çıktığını belirtiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Bu yüzden “Eskiden çarşıya ne denirdi?” sorusuna “pazar” cevabını vermek tamamen yanlış değildir; fakat tek başına yeterli de değildir.
Daha doğru ifade şudur:
Geçmişte alışveriş yapılan yerler, döneme ve işlevine göre pazar, çarşı, bedesten, arasta, bazar veya sûk gibi farklı adlarla anılabiliyordu. Bugünkü “çarşı” kelimesi ise Farsça çārsū kelimesinden Türkçeye geçmiş ve zaman içinde bugünkü anlamını kazanmıştır. Nişanyan Sözlük+1
Asıl Tartışılması Gereken Soru: Çarşı Sadece Alışveriş Yeri miydi?
Bence forumda tartışmayı asıl ilginç hale getirecek nokta burası.
Bugünden geçmişe baktığımızda çarşıyı kolayca “eski insanların alışveriş yaptığı yer” şeklinde tanımlıyoruz. Fakat tarihî kaynaklar çarşıların şehir ekonomisinin ve sosyal hayatın merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor. Osmanlı şehirlerinde ticari alanların etrafında hanlar, hamamlar, camiler ve çeşitli sosyal yapılar bulunabiliyordu. DergiPark+1
Dolayısıyla çarşıyı sadece fiyat, ürün ve satış üzerinden okumak kadar yalnızca nostalji üzerinden okumak da eksik kalıyor.
Bir tarafta mal, para, üretim, meslek ve ticaret ağı var.
Diğer tarafta güven, alışkanlık, komşuluk, karşılaşma, şehir hafızası ve sosyal ilişki var.
Ve aslında tarihî çarşıyı anlamak için bu iki tarafı birbirinden ayırmamak gerekiyor.
Sizce geçmişte çarşı denildiğinde insanların zihninde bugün bizim düşündüğümüz gibi yalnızca “alışveriş yeri” mi canlanıyordu? Yoksa çarşı, şehir hayatının çok daha geniş bir bölümünü ifade eden bir kavram mıydı?
Bir de şu soru oldukça ilginç: Sizce “pazar”, “çarşı”, “bedesten” ve “arasta” arasındaki fark günlük hayatta gerçekten ne kadar önemliydi? Bugün bu kelimeleri birbirine karıştırmamız tarihî anlamlarını ne ölçüde değiştirdi?
Kaynaklar
- Semavi Eyice, “Bedesten”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Bedestenin Osmanlı şehirlerindeki işlevi, çarşıyla ilişkisi ve İstanbul Büyük Çarşısının gelişimi hakkında temel başvuru kaynaklarından biridir. TDV İslâm Ansiklopedisi
- Nusret Çam, “Arasta”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Arastanın yapısı, kelime kökeni ve bedestenle farkları ele alınmaktadır. TDV İslâm Ansiklopedisi
- Semavi Eyice, “Büyük Çarşı”, TDV İslâm Ansiklopedisi. İstanbul Kapalıçarşı'nın tarihsel oluşumu ve ticari yapısı hakkında ayrıntılı bilgi içerir. TDV İslâm Ansiklopedisi
- “Pazar”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Pazar ve çarşı kelimelerinin Osmanlı dönemindeki kullanım değişimleri açısından önemlidir. TDV İslâm Ansiklopedisi
- Tuba Akar, “Osmanlı Kentinde Ticari Mekânlar: Bedesten-Han-Arasta-Çarşı Mekanları Literatür Değerlendirmesi”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 2009. Osmanlı kentindeki ticari mekânları mimari ve tarihsel literatür üzerinden değerlendirir. DergiPark
- “çarşı” kelimesinin etimolojisi, Türkoloji kaynakları ve Nişanyan Sözlük. Kelime Farsça çārsū ile ilişkilendirilmekte; çār “dört” ve sū “yön/yol” unsurlarından açıklanmaktadır. Nişanyan Sözlük+1