Niğde'de en çok ne üretilir ?

Defne

New member
Niğde'nin Üretim Dönüşümü: Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Perspektifinden Bir Bakış

Niğde, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve tarımın ön planda olduğu bir şehir. Ancak son yıllarda ekonomik yapısındaki değişim, üretim biçimlerini de şekillendirdi. Bu değişimin ardında sadece ekonomik dinamikler değil, toplumsal yapılar ve eşitsizlikler de yer alıyor. Niğde'deki üretimin türleri, sosyal cinsiyet, sınıf ve ırk gibi sosyal faktörlerin etkisiyle şekilleniyor. Peki, bu üretim süreçleri toplumsal yapıları nasıl etkiliyor? Kadınların ve erkeklerin üretim sürecindeki rolleri ne kadar eşit? Kadınların iş gücüne katılımı, sınıfsal eşitsizlikler ve ırk temelli ayrımcılık, bu şehirdeki üretim biçimlerinin şekillenmesinde nasıl bir rol oynuyor?

Kadınların ve Erkeklerin Üretimdeki Farklı Rolleri

Kadınların iş gücüne katılımı, Türkiye'deki en önemli toplumsal meselelerden biri olmuştur ve Niğde de bu genel tablodan ayrı değildir. Niğde’de tarımsal üretim, özellikle patates ve buğday gibi temel gıda ürünlerinin yetiştiriciliği, yerel ekonominin belkemiğini oluşturuyor. Ancak bu üretim sürecinde kadınların rolü genellikle görünmeyen emekle sınırlı kalmaktadır. Kadınlar çoğunlukla ev içi üretimle ilgilenirken, erkekler tarlada daha görünür işlerde çalışmaktadır. Erkeklerin çoğunlukla daha güçlü işlerde çalışmaları, kadınların daha çok ev içindeki ve destekleyici işlerde yer almasını sağlamaktadır. Bununla birlikte, kadınlar tarımda yer alıyor olsa da, bu işlerin büyük bir kısmı düşük ücretli ve daha az değerli görülmektedir.

Toplumsal cinsiyet normları, kadınların iş gücüne katılımını sınırlayan önemli bir engel oluşturmaktadır. Niğde'deki kırsal bölgelerde, kadınlar hala “evin sorumlusu” olarak görülmekte ve bu da iş gücüne katılımlarını engellemektedir. Ancak şehirdeki sanayileşme ile birlikte, kadınların üretim süreçlerine katılımı artmış olsa da bu katılım daha çok düşük ücretli işlerde yoğunlaşmaktadır. Kadınların iş gücüne katılım oranı arttıkça, toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda daha fazla farkındalık yaratılmaktadır. Niğde'deki bu durum, ülke çapındaki cinsiyet eşitsizliklerinin bir yansımasıdır.

Erkeklerin ise üretim sürecindeki rollerinin çoğu zaman daha belirgin ve değerli görülmektedir. Tarımda erkeklerin tarla işleri, makinelerle yapılan üretim gibi daha fiziksel işler üstlenmesi, erkeklerin emeğinin daha görünür olmasını sağlamaktadır. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin güçlendiği bir alanı oluşturuyor. Ancak, son yıllarda Niğde'de kadınların daha fazla iş gücüne katılmasıyla birlikte, toplumsal cinsiyet normlarında bir değişim yaşanması da söz konusu olmuştur. Bu değişim, kadınların üretim sürecindeki görünürlüklerini artırmakta ve toplumsal eşitsizlikleri sorgulatan bir zemin hazırlamaktadır.

Sınıfsal Eşitsizliklerin Üretim Üzerindeki Etkileri

Niğde’deki üretim süreçleri, aynı zamanda sınıfsal eşitsizlikleri de gözler önüne seriyor. Yerel tarıma dayalı üretim, sınıfsal farkları derinleştiriyor ve bu farklar özellikle köylülerin ve işçilerin yaşam koşullarını etkiliyor. Tarımda çalışan işçiler çoğunlukla düşük ücretlerle çalışırken, zengin toprak sahipleri ya da büyük çiftlik sahipleri, üretim süreçlerinden büyük karlar elde etmektedirler. Bu durum, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri daha da artırıyor.

Sınıfsal eşitsizlik, iş gücü üzerindeki güvencesizliği de artırmaktadır. Niğde'de tarım işçileri, özellikle mevsimlik işçiler, düşük gelirle geçinmek zorunda kalırken, aynı zamanda sağlık güvencesi gibi temel haklardan da mahrumdur. Tarım sektöründeki işçilerin çoğu, modern iş güvencesi sistemlerinden yararlanamamaktadır. Bu, üretimin değerinin adil bir şekilde dağıtılmadığı bir durumu yaratmaktadır. Ayrıca, üretimin çoğunlukla köylü kesiminden alınan emekle yapılması, şehirli işçi sınıfı ile kırsal kesim arasındaki uçurumu derinleştiriyor. Niğde’deki bu durum, genişleyen bir eşitsizlik alanı yaratmaktadır.

Irk ve Toplumsal Yapılar Arasındaki Bağlantı

Niğde'deki üretim sürecinde ırk temelli ayrımcılıklar da önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye’nin kırsal kesimlerinde, özellikle göçmen işçi gruplarının ve farklı etnik kökenlerden gelen insanların, tarımsal üretim süreçlerinde daha düşük ücretlerle çalıştıkları gözlemlenmektedir. Irk, köken ya da etnik kimlik, bu işçilerin maruz kaldığı ayrımcılıkla doğrudan ilişkilidir. Niğde'deki bazı tarım alanlarında, Kürt kökenli işçiler ya da Suriyeli göçmenler, düşük ücretli ve geçici işlerde çalıştırılmaktadırlar.

Irk temelli ayrımcılığın üretim süreçlerindeki yansıması, sadece ekonomik değil, toplumsal anlamda da büyük bir adaletsizlik yaratmaktadır. Irk ve etnik köken, iş gücü piyasasında insanların değerini belirleyen önemli bir faktör haline gelmektedir. Ancak, aynı zamanda bu ayrımcılığa karşı duyarlılık da giderek artmaktadır. Niğde’deki bazı tarım işçileri, iş güvencesizliği ve eşitsizliklere karşı dayanışma göstererek, daha adil bir çalışma ortamı yaratmaya çalışmaktadırlar.

Düşündürücü Sorular ve Tartışma Konuları

Niğde’deki üretim süreçlerini toplumsal cinsiyet, sınıf ve ırk faktörleriyle ele alırken, karşımıza şu sorular çıkmaktadır:

- Kadınların tarımsal üretim süreçlerine katılımını artırmak için ne gibi toplumsal ve ekonomik değişiklikler yapılmalıdır?

- Niğde'deki işçilerin çalışma koşulları iyileştirilebilir mi, yoksa bu durum kaçınılmaz bir eşitsizlik mi yaratmaktadır?

- Irk temelli ayrımcılığın önüne geçebilmek için hangi toplumsal reformlara ihtiyaç duyulmaktadır?

Bu sorular, Niğde'deki üretim biçimlerini ve bu üretim biçimlerinin toplumsal yapılarla ilişkisini anlamamıza yardımcı olacaktır. Tüm bu faktörlerin, üretim süreçlerinin şekillenmesindeki etkilerini dikkate alarak, adil ve eşit bir üretim süreci için neler yapılabileceğini sorgulamak önemlidir.